|
|
 |
 |
|
|
Kitap adı |
: |
GELİN BAŞI |
|
Yayına Hazırlayan
|
: |
Faruk Duman
|
|
Yazar
|
: |
Seray Şahiner
|
|
Dizi |
: |
Türk Edebiyatı |
|
Özgün dili |
: |
Türkçe |
|
Kitap türü |
: |
öykü |
|
ISBN |
: |
978-975-07-0793-3 |
|
Sayfa sayısı |
: |
116 |
|
Yayın tarihi |
: |
2007 |
|
Etiket fiyatı |
: |
7,50 YTL |
|
Web fiyatı |
: |
5,63 YTL |
|
|
|
Sepete At
|
|
|
|
Favorilerime Ekle
|
|
|
|
|
Genç, çok genç bir öykücü Seray Şahiner. Sait Faik yaş kemale ermişken bile kendisine “genç hikâyeci,” diyenlere öfkelenirmiş. Bunda bir “sen daha toysun,” tavrı gördüğü için. Seray Şahiner, daha ilk kitabında öz’el ve biçemsel bir kişilik getiriyor. Bence, genç öykücü değil öykücü olarak sıçrıyor; ilk kitabıyla kim böyle sıçramıştı? Leyla Erbil. “İsyan grameri,” demiştim onun getirdiğine. Seray için de doğru bu, yazarın adını kapatın, okuyun, “bu Seray Şahiner öyküsü,” dersiniz. Öykülerin odağı, terminali Gelin Başı. Ama daha ilk öyküde (Sorumlu ile Sorunlu) nebüyük/neküçük/neaydınlık/nekaranlık bir dünyaya giriyoruz. Seray Şahiner, kişilerinin ruhundan süzülerek okurun ruhuna giriyor... Acımasız ama hüzünlü olmayı başarıyor... Acı gölün acı öyküsü bu... Bu öyküyü bir erkek yazamazdı. İkinci başarı, yazaranlatı ile benanlatı’yı ustaca evlendirmesinde: Yazar dimdik konuşuyor (Seray Şahiner midir o?), kişiler italik, eğik dünyalarda. HULKİ AKTUNÇ |
 |
|
Kitabın birinci bölümünü görüntülemek için tıklayın. |
|
|
|