Diyalektik düşüncenin kökenleri açısından Hegel’e olduğu kadar Marx’a da esin veren Herakleitos’un Doğa Üzerine adlı yapıtından günümüze kalan Parçalar’ı, şair Alova’nın şiir diliyle yaptığı çeviriyle sunuyoruz. Alova’yı Parçalar’ı Kırık Taşlar başlığı altında bir araya getirerek çevirmeye yönelten etkenlerin başında, Eski Yunanlı filozofun ateşe, suya, toprağa, güneşe “çıplak akıl”la bakarak evrensel yasaları çözmeye çalışması, diyalektik düşünceyi gözlem yoluyla keşfetmesi, her şeyin sürekli bir akış halinde olduğunu sistemli bir biçimde açıklaması ve tüm bunları açıklarken birkaç sözcükte indiği o büyük derinlik gelmektedir.
Okur, Kırık Taşlar’ı “çıplak akıl”la okusun, diyor Alova, tıpkı Herakleitos’un ateşi, suyu okuduğu gibi.
Herakleitos, bilindiği kadarıyla, İÖ yaklaşık 540’ta Ephesos’ta (Efes) doğmuş, İÖ yaklaşık 480’de ölmüştür. Eski Yunanlı filozofun yaşamıyla ilgili pek az bilgi vardır. 3. yüzyılda yaşamış olan Diogenes Laertios, Ünlü Filozofların Yaşamları, Öğretileri ve Deyişleri Üstüne adlı yapıtında, Herakleitos’tan şöyle söz eder: “Ephesoslu. Bloson (ya da, kimilerine göre Herakon) oğlu Herakleitos. Bu adam 69. Olimpiyat’ta 40 yaşındaydı. Son derece mağrur, tepeden bakan biri olarak yetişmişti. ‘Çok bilmek öğretmez akıllı olmayı. Öğretse Hesiodos’la Pythagoras’a öğretirdi, bir de Ksenophanes’le Hekaitos’a...’ dediği kitabından da anlaşılabileceği gibi... Sonunda, bir insan kaçkını olarak dünyadan elini eteğini çekti, dağlarda ot ve bitki yiyerek yaşadı. Ama bütün gövdesini ödem kaplayınca kente indi ve hekimlere, bir şaşırtmacayla, yağmurlu bir havayı kurağa çevirip çeviremeyeceklerini sordu. Hekimler bir şey anlamayınca, kendini bir gübreliğe gömdü. Gövdesindeki suyun gübrenin sıcaklığıyla buharlaşacağını umuyordu. Ama bu bir sonuç vermedi ve altmış yaşında öldü...”