Cenaze hatipliği yapan Thomas Linde, aynı zamanda caz eleştirileri
yazmakta ve amatör bir müzik grubunda piyano çalmaktadır. Günün birinde
ışık tasarımcısı Iris’le tanışır. Aralarında yirmi yaş fark vardır ve
Iris evlidir, ancak bu durum tutkulu bir aşk yaşamalarını engellemez.
Linde eski yoldaşı Aschenberger’in cenaze konuşmasını hazırlarken
kendiyle, geçmişiyle, bugünüyle de yüzleşir. Ve “güzel kırmızı,
gençliğin, tutkunun, ateşin rengi”, yaşamının her düzleminde ona eşlik
eder.
Uwe Timm’in en önemli romanlarından Kırmızı,
bir yasak aşkı fon alarak, kırmızının politik ve sembolik anlamlarını,
68 kuşağının umutları ve arzularını, bir dönemin bireysel ve toplumsal
izdüşümlerini işliyor. Timm’in kendi gözlemleri ve deneyimleriyle
zenginleştirdiği kitap, günümüzden Alman tarihine derinlikli bir bakış
olma niteliğini taşıyor.