Uçsuz bucaksız Amerika kırsalının bir beyaz gecesinde daha, dünyayı
kafamın içinde döndürerek yeni bir uykusuzluk nöbetiyle boğuşurken
karanlıkta tek başınayım...
72 yaşındaki eski kitap eleştirmeni August Brill, geçirdiği bir
araba kazasından sonra kızı ve torunuyla birlikte oturmaktadır. Uykusuz
bir gecede, anımsamak istemediği düşünceler ve olayları, karısının
ölümünü, torununun erkek arkadaşının Irak’ta vahşice öldürülüşünü
kafasından kovmak için, kendi kendine öyküler anlatır. ABD’nin Irak’la
değil de, kendi kendisiyle savaşta olduğu bir öykü kurar. Bu hayalî
ABD’de, ülke kanlı bir iç savaşa sürüklenmiştir. Gece ilerledikçe,
Brill’in öyküsü gittikçe yoğunlaşacak, unutmak istedikleri bir bir geri
gelecektir...
Amerikan edebiyatının son döneminin en saygın birkaç yazarından biri
olan Paul Auster, tüm dünyayla aynı günlerde yayınladığımız yeni romanı
Karanlıktaki Adam’da, belki de bugüne kadarki en politik yapıtını
sunuyor okurlara.