KİTAPLARDAHA FAZLA
Sonuç bulunamadı.
Yükleniyor...
KİŞİLERDAHA FAZLA
Sonuç bulunamadı.
Yükleniyor...
YAZILARDAHA FAZLA
Sonuç bulunamadı.
Yükleniyor...
Beta
Kısa Kısa > Liste
2017’nin Ardından | Bizce Kaçırmamanız Gerekenler ve Diziler

2017’ye son kez dönüyor ve “Kısa Kısa” ve “Uzun Uzun” bölümlerimizden bizce kaçırmamanız gereken yazılarımızı sıralıyoruz.

2017’nin Ardından | Bizce Kaçırmamanız Gerekenler ve Diziler

Çok okunan ve çok paylaşılan içeriklerimize göz attıktan sonra 2017’ye son kez dönüyor ve “Kısa Kısa” ve “Uzun Uzun” bölümlerimizden bizce kaçırmamanız gereken yazılarımızı sıralıyoruz. Altta ise tüm blog dizilerimizi görebilirsiniz.

 

Bizce Kaçırmamanız Gereken Kısa Kısa’lar

1. Köpek Günlerinde Hava Durumu ve Sebald

2. Can'dan Tarih: Kitap Nasıl Yok Edilmeli?

3. Ölüm Yıldönümünde Hesse’yi Hatırlamak

4. Fonda Şarkı Söyleyen Kadınlar: Ümmü Gülsüm, Warda, Asmahan

5. Pavese’den Yayıncısına: “Yaşanacak Bir Hayat Var”

6. Kurt Vonnegut, Jr. Diye Biri

7. Buzzati’nin Resimleri ya da Bir Hikâye Anlatıcısının İmgeler Evreni

8. Chris Cornell’in Ardından Okunası Bir Roman: Akvaryum

9. Cortázar’ın İlk Yayıncısı: Borges

10. Editörün Seçkisi: Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi

 

 

Bizce Kaçırmamanız Gereken Uzun Uzun’lar

1. Dünyanın Bütün Musahhihleri, Birleşin!

2. Che'nin Kahkahası, Kardeşinin Hatırası

3. Kadınların Ödemekle Bitmeyen Kefareti

4. Haliç'te Kaybolan Bir İstanbullu: Neveser

5. Portakalın Zararları

6. “Safsatalar Kralı Mo Yan”

7. Fitzgerald'lardan Zelda ya da İntihal Evde mi Başlar?

8. Güzel Değiliz, Çirkin Değiliz, Kızgınız

9. Cümbüşten Sonra, Kâbustan Önce

10. 25 Kasım: Ne Seninim Ne Kara Toprağın!

 

***

 

Diziler

Sitemizde “Kısa Kısa” ve “Uzun Uzun” bölümlerinin altında çeşitli yazı dizileri bulunuyor. Bunları ayrıntılı bir şekilde tanıtmak ve kimi yazılara dikkat çekmek amacıyla 2017’nin dizilerini sıralıyoruz. Herhangi bir dizide yer almasını istediğiniz kitap ile yazar önerilerini her zaman site.editoru@canyayinlari.com adresine yazabilirsiniz.

 

İlk Temas

Yazarlarla bazen tesadüfen karşılaşırız – bir arkadaşımızın elimize bir kitap tutuşturur, kitapçı rafında bir başlık ilgimizi çeker, hoşumuza giden bir tanıtım yazısı okuruz. Bazen de bilinçli bir şekilde, “Benim bu yazarı okumaya başlamam gerek,” deriz. İşte bu ikinci durumda, hele de söz konusu geniş külliyatlı bir yazarsa, nereden başlayacağımız bazen bir meseleye dönüşebiliyor. Başta en meşhur kitabını, başyapıtını mı okumalı yoksa son çıkana mı öncelik vermeli? Ya da “o piti piti” yapıp rasgele bir şeyler mi seçmeli?

Can Yayınları olarak dünyanın dört bir yanından birçok yazarın külliyatını okurlarla buluşturmaya çabalıyoruz. Bu bağlamda, okurlarımızın ilk defa tanışacakları yazarların külliyatlarına nereden başlayacaklarına da yardımcı olmak adına “İlk Temas” dizimi başlattık. Umberto Eco’nun, Thomas Mann’ın, Raymond Carver’ın, Kemal Bilbaşar’ın, Cemil Kavukçu’nun, Patrick Süskind’in ilk hangi beş kitabını, hangi sırayla okumanız gerektiği bu dizide. Diziye yeni yeni yazarlar eklenmeye devam ediyor.

 

Bir Kitap, Çok Kapak

Kitabı kapağına göre seçmemek gerek elbette. Yine de kapak tasarımının özellikle de günümüzdeki önemi yadsınamaz. Kapak artık kitabın bir nevi vitrini. Kitaba dair ilk fikir nüvesini okuyucunun zihnine yerleştiriyor, kitapla okuyucu arasındaki fırtınalı ilişkinin başlamasına “aracılık” ediyor. Kapakları özetle ikiye ayırabiliriz: “klasik” şablon tasarımlar ile serbest çalışmalar.

Kimi kitaplar var ki, kapak şablonlarından taşıyor, çerçeveleri kırıyor. Belki hikâyeleri, belki geçtikleri dönem, belki bizzat yazarlarının hayatı tasarımcıların yaratıcılığını kışkırtıyor ve dünya çapında hep daha yeni, hep daha iyi bir kapağın ortaya çıkmasına yol açıyor. “Bir Kitap, Çok Kapak” köşemizde işte bu tür kitaplara yer veriyoruz. Usta ile Margarita’nın, Yüzyıllık Yalnızlık’ın, Siddhartha’nın, Yabancı’nın ve 1984’ün dünya çapındaki kapaklarını sıraladığımız dizi yeni yeni kitaplarla devam ediyor.

 

Kitabın Filmi

Edebiyat seveler kitapların film uyarlamalarına çoğunlukla şüpheyle yaklaşır. Hepsi kötü olduğundan değil elbette ama özel bir bağ kurduğunuz, zihninizde kendi algınıza göre canlandırdığınız bir kitabı bambaşka birinin algısına göre, bambaşka bir eser olarak karşınızda görmek ister istemez eleştirel bir yaklaşıma yol açtığından.

Kitapların film ya da dizi uyarlamaları ne kadar iyi, bu uyarlamaların ne tür hikâyeleri var, yazarın tepkileri neler, sırada hangi kitapları ekranlarda göreceğiz, tüm bunlar ve fazlası yer alıyor “Kitabın Filmi” köşemizde. F. Scott Fitzgerald, Pınar Kür, Robert Walser, Kurt Vonnegut, Charles Jackson, Raymond Carver ve Yusuf Atılgan, eserlerinin film uyarlamalarıyla birlikte burada.

 

Can’dan Tarih

Yayınevimizin en eski editörlerden Faruk Duman’ın hazırladığı “Can’dan Tarih” dizisi, Can Yayınları hakkında 1980’den bu yana gazete ve dergilerde çıkmış yazıların kupürlerinden hareketle kısa notlar içeriyor. İçerik olarak bir görsel, bir de kısa paragraflık yazı şeklinde devam eden dizi de gazete kupürlerinin yanında elbette başka içerikler de var: yayınevine gönderilmiş mektuplar, eski kataloglardan örnekler, ilk kitaplara ve onların baskılarına ilişkin notlar, Erdal Öz’ün arşivinden yayınevine dair notlar ve benzeri...

Yazıların ortak noktaları yayınevi tarihine ait olmaları. Elbette Erdal Öz’e, Öz’ün verdiği demeçlere dair birçok not var aralarında. Ama bunun dışında yayınevinin eski kitapları, ilanları ve kararları da halihazırda devam etmekte olan “Can’dan Tarih” dizimizde.

 

Genişletilmiş Dipnot

Kitap dipnotları okuyucuyu tatmin etse de uzun uzun anlatılacak şeyleri iki kelimeyle özetlemek, küçük puntolarla, sayfanın en altında vermek yazanları tatmin etmeyebiliyor. Çevirmen, editör, düzeltmen bazen bir kelimenin sadece karşılığını vermekle yetinmesi gerektiğini, kültürel anlamını, yazar için önemini de açıklamak gerektiğini düşünüyor. Lakin kitaplarda yer kısıtlı. Ve dipnotların çoğu zaman okuru metinden koparma tehlikesi var. Bu yüzden kimi durumlarda araştırılan ifadelere dipnot düşülmüyor bile.

“Genişletilmiş Dipnot” bu düşülemeyen notlara yer vermek, mecburen kısa tutulması gereken notları daha geniş ele alabilmek için başlattığımız bir dizi. Henüz yeni, Tabucchi’nin sevdiği bir duyguyu, Orwell’in sembolik bir taburesini, Ziya Osman’ın en sevdiği vapuru ve Sebald’in köpek günlerindeki yürüyüşünü içeriyor. Ama metinlerin yayına hazırlanmasına katkıda bulunanlar olarak en severek hazırladığımız bölümlerden biri olduğu söylenebilir.

 

 

İLGİLİ İÇERİKLER

İLGİLİ KİTAPLAR