KİTAPLARDAHA FAZLA
Sonuç bulunamadı.
Yükleniyor...
KİŞİLERDAHA FAZLA
Sonuç bulunamadı.
Yükleniyor...
YAZILARDAHA FAZLA
Sonuç bulunamadı.
Yükleniyor...
Beta
Uzun Uzun
Mai ve Siyah’tan “Otuz Beş Yaş”a… Hep Aynı Macera

Mai ve Siyah’taki pasaj Ziya Osman ve Cahit Sıtkı’nın anısıyla birlikte okunduğu zaman edebiyat tutkunu gençlerin tüm zamanlarda benzer heyecanlar yaşadığını gösteriyor.

Mai ve Siyah’tan “Otuz Beş Yaş”a… Hep Aynı Macera

O gün Beyoğlu’ndan geçerken bir kitapçı dükkânının önünde durdular, camekânda duran kitaplara bakıyorlardı, ikisi de özel çalışmaları sayesinde Fransızcayı okullarda mümkün olan dereceden çok daha fazla biliyorlardı.
Birden Ahmed Cemil dedi ki:
“Ah! Bak şu başlığa... Mutlaka bir şiir kitabı olacak.”
Hüseyin Nazmi baktı, Ahmed Cemil’in gösterdiği kitap Edmond Haraucourt’un L’âme nue şiir mecmuasıydı. Ahmed Cemil bunu hemen kendine özgü dille “Çıplak Ruh” diye çevirdi.
İkisinde de bu kitabı satın almak için ani bir heves uyandı. Mahcubiyetle içeri girdiler, Fransızca sormaya cesaret edemeyerek kitabı istediler.[1]

 

Her sanatçının, bir sayfasında kendi sanat macerasıyla benzerlikler bulacağı eşsiz bir roman olan Mai ve Siyah’tan alıntılanan yukarıdaki pasaj, bize yaşanmış bir başka olayı hatırlattı. Mai ve Siyah’ın tefrikasının başlamasından (1896) yıllar sonra, roman kahramanları Ahmet Cemil ve Hüseyin Nazmi gibi Galatasaray Lisesi’nde okuyan iki şair genç, artık yerleşmiş bir modern edebiyatın vârisleri olarak daha bir özgüvenle giriyor kitapçıdan içeri:

Bu son sınıfın sırasında, Cahit’in gözünde Baudelaire ile Verlaine’in, nice şiirleri ezber bilindiği halde yine de sık sık açılmadan edilemeyen kitapları ayrı bir köşede duruyor, hafta başları izinli çıktığımızda Hachette Kitabevi’ne uğranmadan edilmiyor, Baudelaire’in manzum ve mensur bütün şiirlerini, bütün yazdıklarını bildiğimizi sandığımız halde, orada rafların birinde, bir de, “Vers retrouvés”sine rastlıyor, ben hemen uzanıp kitabı alıyor, Cahit hemen ilk sayfalarını karıştırıyor, başlardaki şiirlerden birinin ilk mısrasını bana hayranlıkla okuyordu: (…) Kitabı, başka müşteriler görüp elimizden alacaklar, kapacaklarmış gibi aceleyle veznenin yanındaki paketleme masasına koşturuyor, aceleyle parasını ödüyor, kitabevinden kaçırıyorduk adeta.[2]

 

Ziya Osman Saba’nın, dostu Cahit Sıtkı Tarancı’nın ölümünden sonra yazdığı “Cahit’le Günlerimiz” yazısından alıntıladığımız bu pasaj, Mai ve Siyah alıntısıyla birlikte okunduğunda, Ahmet Cemil, Ziya Osman ya da Cahit Sıtkı, edebiyat tutkunu gençlerin tüm zamanlarda ne kadar benzer heyecanlar yaşadığını gösteriyor. Bugün de gerek Galatasaray’dan gerekse diğer binlerce liseden binlerce genç kız, genç erkek okuyacakları yeni kitapların, yazacakları yeni hikâyelerin hayaliyle yaşamaya devam ediyor. Bu hayal hep sürecek.

 

 

 

(Yazıda kullanılan görseller, Mai ve Siyah'taki Diran Çırakyan çizimlerinden seçilmiştir.)


[1] Mai ve Siyah (Günümüz Türkçesiyle), Can Yayınları,  2016, s. 49.

[2] Ziya’ya Mektuplar, Can Yayınları,  2016. s.17-18; Konuşanlar Bir Hüzünle Sesinde, Can Yayınları, 2015, s.181-182.

İLGİLİ İÇERİKLER

İLGİLİ KİTAPLAR