KİTAPLARDAHA FAZLA
Sonuç bulunamadı.
Yükleniyor...
KİŞİLERDAHA FAZLA
Sonuç bulunamadı.
Yükleniyor...
YAZILARDAHA FAZLA
Sonuç bulunamadı.
Yükleniyor...
Beta
Uzun Uzun > Kitabın Filmi
Asılacak Kadın, Asılacak Kadın'a Karşı

Kitap mı, film mi? Edebiyata en büyük katkısı olarak gördüğü romanı Asılacak Kadın sinemaya uyarlandığı zaman Pınar Kür’ün bu ebedî tartışmaya verdiği yanıt.

Asılacak Kadın, Asılacak Kadın'a Karşı

Bir kitabın film uyarlaması her zaman tartışmalı bir konu olmuştur. Kitabın sevenlerini hem heyecanlandırır hem tedirgin eder. Çoğu zaman film bir hayal kırıklığı oluşturur (bkz. Baz Luhrmann’ın Muhteşem Gatsby’si), kimi zamanlar esas aldığı eseri görsel dile aktarmadaki başarısıyla en az kitap kadar sevilir (bkz. Yüzüklerin Efendisi), bir hazine değeri taşıyan ender zamanlarda ise kitabı sollayıp arkasında bırakır ve çok daha ileri bir noktaya ulaşır (bkz. The Godfather).

Bir kitabın, yazarı hayattayken filme uyarlanması sansasyonel sonuçlar doğurabiliyor. Stanley Kubrick iki efsanevi filmi, The Shining ve Otomatik Portakal’la hem Stephen King’i hem de Anthony Burgess’ı öfkelendirmeyi başarmıştı. John Steinbeck, Lifeboat (Filika) adlı novella’yı Alfred Hithcock’un ricası üzerine yazmış ama filmden adının çıkarılmasını istemişti. Elbette yazarların hiddetini üstüne çekmeyen yönetmenler de var. Asılacak Kadın, birbiriyle iyi geçinen yazarla yönetmenin en hoş örneklerinden.

Pınar Kür’ün 1979’da, “En korkarak yazdığım romandı,” dediği Asılacak Kadın, 1986’da Başar Sabuncu tarafından beyazperdeye uyarlandı. Senaryoya herhangi bir müdahalede bulunmayan yazar, filmin galasında Atilla Dorsay’ın, “Ne bekliyorsunuz?” sorusuna, “Bu benim filmim değil Başar Sabuncu’nun filmi,” diyor, bunun üzerine Başar Sabuncu elindeki gülü Pınar Kür’e vererek şöyle yanıt veriyor: “Kendini sıyırdın, teşekkür ederim!” Başrollerini Müjde Ar, İsmet Ay ve Yalçın Dümer’in paylaştığı filmin afişinde ise Müjde Ar’ın fotoğrafı ve “Pınar Kür’ün Yasaklanan Romanı” yazısı var… Yasaklanan ve dava açılan kitabın filmi de sansüre kurban gidiyor; fakat kısa bir süre sonra Danıştay kararıyla sansür kalkıyor ve nihayet vizyona giriyor.

Mine Söğüt’ün Pınar Kür’le söyleşinden oluşan Aşkın Sonu Cinayettir kitabında, “Türk romanı açısından bir değerlendirme yapılırsa, benim edebiyata en büyük katkım daha önce de söyledim, Asılacak Kadın’la olmuştur herhalde,” diyor Pınar Kür. Kitabın ilk iki bölümünde bilinç akımı tekniğini kullanan Kür, bunun maalesef sinemaya aktarımının gerçekleşmediğini ama yine de iyi bir uyarlama film olduğunu belirtiyor.

Bir kitabın film uyarlamasından memnun olmanın ilk kuralı belki de budur – bir uyarlama olduğunu kabul etmek.

İLGİLİ İÇERİKLER

İLGİLİ KİTAPLAR