Savaş ve Barış’ı, Zeki Baştımar’ın unutulmaz çevirisiyle yayınlayacağız. Bu büyük –her bakımdan- romana göz atarken, Prens Andrey’nin gökyüzünü ilk kez gördüğü sahneye takıldım. Savaşın acımasızlığını, değersizliğini ne güzel anlatır Tolstoy orada: Andrey vurulmuş, savaş meydanında yatmaktadır. Gökyüzüne bakar, müthiş şaşırmıştır. Derinliğine, büyüklüğüne. Şimdi Napolyon ne kadar önemsizdir. İmparatorun karşısında eğilip bükülmek ne saçmadır. Bu sayfaları, yeniden okumanızı öneriyorum. Savaş ve Barış kitaplığınızda yoksa, Can Yayınları’nı biraz daha bekleyeceksiniz.
Faruk Duman
29 Haziran 2009